6 Temmuz 2010 Salı

Türk kahvemi yudumladığım bir Salı akşamı şuan. (Ve tam sana yazarken Beth "Türk kahvesini çok seviyorum" diyerek içeri giriyor. Bu cümledeki ağır Amerikan aksanından dolayı ne dediğini biraz geç algılayıp içeri gelmesini söylüyorum ve yine fal bakma seansımız başlıyor böylelikle:))

Sen uykunun en derinlerindesin, burda ise saat 9:30 civarında.
Dün yazamamıştım sana aşkım, bugünü dünle beraber anlatayım.
Dün yani Pazartesi günü burda resmi tatildi 4th of July nedeniyle. Bütün gün tez için corpus oluşturmakla uğraştım. Son anda excel'in bana yaptığı kıyakla sinirlerim alt üst oldu. Neyse ki gece 4'e kadar yatmadan bitirdim aşkım. Hatta sabah sabah aşkımla da telefonda görüşmüş oldum bu sayede:) Çok mutlu oldum:)
Gelelim düne, Fırat film alıp geldi onu izledik. İzlediğim en saçma filmlerdendi, Amerikan komedi işte. Felliniz Pizzaya gidildi tabi ki. Beth ve Yiğit dışarı çıkmışlardı gece onlar da geldi, böylece bir gün geçti aşkım.
Bugün ise hep evdeydim, dersleri toparlayıp Dr. Cortes'e e-mail attım sonunda analizleri. Geldiğinde daha detaylı görüşeceğiz. Akşam her zaman yaptğım gibi yine bir biyografi izledim; bu kez İtalya tarihine gittim ve Moussolini'nin hayatını izledim. Nasıl faşist partiyi kurduğunu, Hitler'le arkadaşlığını ve İtalya halkına çok kara günler yaşatacak kararları nasıl aldığını öğrendim ve bir kez daha Atatürk'ü saygıyla andım! İyi ki varmış ve bu kadar akıllıymış...
Şimdi uyku zamanı aşkım, saat 10:30 olmuş, yarın ders var. Dr. Jacobs ile komik bir 3 saat beni bekliyor!
Seni çok seviyorum bitanem benim...
Yarını iple çekiyorum sesini duymak için...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder