Yine bir hastane telaşıyla geçti günüm aşkım,
Rahatsızlanan hocayı gönderdik Türkiye'ye. Yanında bir hemşireyle ambulansta havaalanına gitti, hayat ne garip değil mi, sapasağlam gelip kolunda serum sedyeyle dönebiliyorsun...
Kahve falımda çıktın bugün aşkım:) Kolkolaymışız, ikimizin kolunda da fok balığı varmış:) Nasip demekmiş:))
Nasibim aşkım herşeyim benim...
Seni çok seviyorum!
10 Temmuz 2010 Cumartesi
9 Temmuz 2010 Cuma
Ne geceydi ama...
Hayata dair bütün bildiklerimi unuttum bu gece. Amerika'da kocaman ve kalabalık bir hastanede çok hasta bir arkadaşın başında garip bir gece yaşadım aşkım.
Olay şöyle başladı, senin de bildiğin gibi Gazi'den gelen bir grup akademisyen 5 aydır buradalar ve bu hocalardan birisi acilen hastaneye kaldırılmış dün gece. Ve maalesef kemik kanseri teşhisi konulmuş. Ben de destek olmak için geceyi yanında geçirdim. Ne kadar zormuş o atmosferi tatmak aşkım.
Sapasağlam kadıncağızı öyle görünce hayattaki bütün hırslarımı, uzun vadeli planlarımı, büyük düşüncelerimi bir kenara bıraktım. Hayat aslında ne kadar da sahte. Bir anda yoksun...
Allah'ım sen bize sağlıklı ve hayırlı ömürler nasip eyle sevdiklerimizle.
Şimdi dinlenmem gerek...
Neler öğrendim: Hayatı çok da ciddiye almadan yaşamam gerektiğini öğrendim.
Hayata dair bütün bildiklerimi unuttum bu gece. Amerika'da kocaman ve kalabalık bir hastanede çok hasta bir arkadaşın başında garip bir gece yaşadım aşkım.
Olay şöyle başladı, senin de bildiğin gibi Gazi'den gelen bir grup akademisyen 5 aydır buradalar ve bu hocalardan birisi acilen hastaneye kaldırılmış dün gece. Ve maalesef kemik kanseri teşhisi konulmuş. Ben de destek olmak için geceyi yanında geçirdim. Ne kadar zormuş o atmosferi tatmak aşkım.
Sapasağlam kadıncağızı öyle görünce hayattaki bütün hırslarımı, uzun vadeli planlarımı, büyük düşüncelerimi bir kenara bıraktım. Hayat aslında ne kadar da sahte. Bir anda yoksun...
Allah'ım sen bize sağlıklı ve hayırlı ömürler nasip eyle sevdiklerimizle.
Şimdi dinlenmem gerek...
Neler öğrendim: Hayatı çok da ciddiye almadan yaşamam gerektiğini öğrendim.
8 Temmuz 2010 Perşembe
Aşkım
Seni görebilmek ne güzel. O kadar çok özlemişim ki seni, sen internetten çıkınca öyle kalakaldım bitanem bilgisayarın başında. Yapayalnız hissettim. Aşkım benim... iyi ki varsın ve iyi ki benimsin bitanem.
Duygu dolu geçen bugün ki konuşmamızdan sonra yeniden aşık oldum ben sana. Her zaman açıklamalarınla ve uzun uzun mantıklı konuşmalarınla beni kendine daha da aşık etmeyi başarıyorsun. Bugün de öyle oldu yine:)
Seni çok seviyorum aşkım,
Elbet bugünler geçecek ve bugün de dediğimiz gibi ayrı geçen bu günlerin acısını çıkaracağız. Dünyalar bizim olacak inşallah aşkım.
Bütün sevdiklerimiz yanımızda çok güzel yıllar yaşayacağız inşallah...
Seni çok seviyorum
Seni görebilmek ne güzel. O kadar çok özlemişim ki seni, sen internetten çıkınca öyle kalakaldım bitanem bilgisayarın başında. Yapayalnız hissettim. Aşkım benim... iyi ki varsın ve iyi ki benimsin bitanem.
Duygu dolu geçen bugün ki konuşmamızdan sonra yeniden aşık oldum ben sana. Her zaman açıklamalarınla ve uzun uzun mantıklı konuşmalarınla beni kendine daha da aşık etmeyi başarıyorsun. Bugün de öyle oldu yine:)
Seni çok seviyorum aşkım,
Elbet bugünler geçecek ve bugün de dediğimiz gibi ayrı geçen bu günlerin acısını çıkaracağız. Dünyalar bizim olacak inşallah aşkım.
Bütün sevdiklerimiz yanımızda çok güzel yıllar yaşayacağız inşallah...
Seni çok seviyorum
7 Temmuz 2010 Çarşamba
Aşkım,
Ne güzel seni seviyorum dedin bugün öyle:) Hem de bir çok kez...Heyecanlanmış mı benim koca bebişim yarın görüşeceğiz diye? Ben de çok heyecanlandım aşkım, yarını iple çekiyorum...
Bugün neler yaptım;
hmmm... renkli bir gündü aşkım. Öncelikle tez danışmanımda aldığım mail ile havalara uçtum. Çalışmamdan çok etkilenmiş. 3 saat Genel Dilbilimi dersinden sonra Beth buluştuk. Çünkü bugün değişik bir ülkenin yemeğini yeme günümüz. Kore mutfağına gittik. Daha önce Tay (Tayland) mutfağından tatmıştım. Blake, Sunny, Beth ve ben burdan oldukca uzakta bir restorana gittik ve gerçekten çok farklı geldi Kore mutfağı bana. Her masanı ortasında ocak var kendin pişiriyorsun yiyeceğini. Ve etin yanında bir sürü sos geliyor. Fotoğraflar yükleyeceğim en kısa zamanda. (Iron Age Restaurant).
Daha sonra Fırat ve Yiğit de katıldı ve bol kahkahalı bir akşam yemeği oldu.
Yemekten çıktıktan sonra ise Decatur'da JavaMonkey cafeye gittik. http://www.javamonkeydecatur.com/home/ Bu cafe Dr. Jacobs'un offis saatlerini yaptığı yer aynı zamanda. Gençlerin bulunduğu salaş bir mekan. Güzel kahveleri var. Raspberry cafe latte aldım ve beğendim, güzeldi.
Aşkım her şey güzel ama her şey o kadar yarım ki sensiz...
Keşke bu güzel günlerimde yanımda olsan ve her şey daha anlamlı olsa...
Seni çok seviyorum bitanem,
şimdi uyku zamanı çünkü aşkımla görüşeceğim yarınnnnnnnnnnnnn:))
Ne güzel seni seviyorum dedin bugün öyle:) Hem de bir çok kez...Heyecanlanmış mı benim koca bebişim yarın görüşeceğiz diye? Ben de çok heyecanlandım aşkım, yarını iple çekiyorum...
Bugün neler yaptım;
hmmm... renkli bir gündü aşkım. Öncelikle tez danışmanımda aldığım mail ile havalara uçtum. Çalışmamdan çok etkilenmiş. 3 saat Genel Dilbilimi dersinden sonra Beth buluştuk. Çünkü bugün değişik bir ülkenin yemeğini yeme günümüz. Kore mutfağına gittik. Daha önce Tay (Tayland) mutfağından tatmıştım. Blake, Sunny, Beth ve ben burdan oldukca uzakta bir restorana gittik ve gerçekten çok farklı geldi Kore mutfağı bana. Her masanı ortasında ocak var kendin pişiriyorsun yiyeceğini. Ve etin yanında bir sürü sos geliyor. Fotoğraflar yükleyeceğim en kısa zamanda. (Iron Age Restaurant).
Daha sonra Fırat ve Yiğit de katıldı ve bol kahkahalı bir akşam yemeği oldu.
Yemekten çıktıktan sonra ise Decatur'da JavaMonkey cafeye gittik. http://www.javamonkeydecatur.com/home/ Bu cafe Dr. Jacobs'un offis saatlerini yaptığı yer aynı zamanda. Gençlerin bulunduğu salaş bir mekan. Güzel kahveleri var. Raspberry cafe latte aldım ve beğendim, güzeldi.
Aşkım her şey güzel ama her şey o kadar yarım ki sensiz...
Keşke bu güzel günlerimde yanımda olsan ve her şey daha anlamlı olsa...
Seni çok seviyorum bitanem,
şimdi uyku zamanı çünkü aşkımla görüşeceğim yarınnnnnnnnnnnnn:))
6 Temmuz 2010 Salı
Türk kahvemi yudumladığım bir Salı akşamı şuan. (Ve tam sana yazarken Beth "Türk kahvesini çok seviyorum" diyerek içeri giriyor. Bu cümledeki ağır Amerikan aksanından dolayı ne dediğini biraz geç algılayıp içeri gelmesini söylüyorum ve yine fal bakma seansımız başlıyor böylelikle:))
Sen uykunun en derinlerindesin, burda ise saat 9:30 civarında.
Dün yazamamıştım sana aşkım, bugünü dünle beraber anlatayım.
Dün yani Pazartesi günü burda resmi tatildi 4th of July nedeniyle. Bütün gün tez için corpus oluşturmakla uğraştım. Son anda excel'in bana yaptığı kıyakla sinirlerim alt üst oldu. Neyse ki gece 4'e kadar yatmadan bitirdim aşkım. Hatta sabah sabah aşkımla da telefonda görüşmüş oldum bu sayede:) Çok mutlu oldum:)
Gelelim düne, Fırat film alıp geldi onu izledik. İzlediğim en saçma filmlerdendi, Amerikan komedi işte. Felliniz Pizzaya gidildi tabi ki. Beth ve Yiğit dışarı çıkmışlardı gece onlar da geldi, böylece bir gün geçti aşkım.
Bugün ise hep evdeydim, dersleri toparlayıp Dr. Cortes'e e-mail attım sonunda analizleri. Geldiğinde daha detaylı görüşeceğiz. Akşam her zaman yaptğım gibi yine bir biyografi izledim; bu kez İtalya tarihine gittim ve Moussolini'nin hayatını izledim. Nasıl faşist partiyi kurduğunu, Hitler'le arkadaşlığını ve İtalya halkına çok kara günler yaşatacak kararları nasıl aldığını öğrendim ve bir kez daha Atatürk'ü saygıyla andım! İyi ki varmış ve bu kadar akıllıymış...
Şimdi uyku zamanı aşkım, saat 10:30 olmuş, yarın ders var. Dr. Jacobs ile komik bir 3 saat beni bekliyor!
Seni çok seviyorum bitanem benim...
Yarını iple çekiyorum sesini duymak için...
Sen uykunun en derinlerindesin, burda ise saat 9:30 civarında.
Dün yazamamıştım sana aşkım, bugünü dünle beraber anlatayım.
Dün yani Pazartesi günü burda resmi tatildi 4th of July nedeniyle. Bütün gün tez için corpus oluşturmakla uğraştım. Son anda excel'in bana yaptığı kıyakla sinirlerim alt üst oldu. Neyse ki gece 4'e kadar yatmadan bitirdim aşkım. Hatta sabah sabah aşkımla da telefonda görüşmüş oldum bu sayede:) Çok mutlu oldum:)
Gelelim düne, Fırat film alıp geldi onu izledik. İzlediğim en saçma filmlerdendi, Amerikan komedi işte. Felliniz Pizzaya gidildi tabi ki. Beth ve Yiğit dışarı çıkmışlardı gece onlar da geldi, böylece bir gün geçti aşkım.
Bugün ise hep evdeydim, dersleri toparlayıp Dr. Cortes'e e-mail attım sonunda analizleri. Geldiğinde daha detaylı görüşeceğiz. Akşam her zaman yaptğım gibi yine bir biyografi izledim; bu kez İtalya tarihine gittim ve Moussolini'nin hayatını izledim. Nasıl faşist partiyi kurduğunu, Hitler'le arkadaşlığını ve İtalya halkına çok kara günler yaşatacak kararları nasıl aldığını öğrendim ve bir kez daha Atatürk'ü saygıyla andım! İyi ki varmış ve bu kadar akıllıymış...
Şimdi uyku zamanı aşkım, saat 10:30 olmuş, yarın ders var. Dr. Jacobs ile komik bir 3 saat beni bekliyor!
Seni çok seviyorum bitanem benim...
Yarını iple çekiyorum sesini duymak için...
4 Temmuz 2010 Pazar
Aşkım,
Bol havai fişekli bir geceden yazıyorum sana şuan. 4th of July, yani Amerika'nin Özgürlük Günü (4 Temmuz 1776). Her yer ışıl ışıl. Keşke burada yanımda olsaydın beraber izleseydik senle...
Bugün seninle uzun uzun konuşma fırsatım olduğu için çok mutluyum bitanem. Bir pazarı da böylece geçirmiş olduk.
Ama sana telefonda da dediğim gibi artık pazarlarımın daha anlamlı olmasını, seninle geçmesini istiyorum.
(Bugün neler yaptım; tezim üzerinde çalıştım, öğleden sonra Yiğitle Felliniz Pizza'ya gittik, ve şuan akşam evde yine ders çalışıp seni düşünüyorum)
Bugün neler öğrendim; 4 Temmuz'un Amerika'da büyük bir kutlama olduğunu, Thomas Jefferson başta olmak üzere önemli bir komite tarafından özgürlük imzalarının atıldığı günün bu kadar çok havai fişekle kutlandığını öğrendim. Biraz abartılı evet:)
Şimdi uyku zamanı,
Seni çok seviyorum bitanem,
yarın görüşmek üzere...
Bol havai fişekli bir geceden yazıyorum sana şuan. 4th of July, yani Amerika'nin Özgürlük Günü (4 Temmuz 1776). Her yer ışıl ışıl. Keşke burada yanımda olsaydın beraber izleseydik senle...
Bugün seninle uzun uzun konuşma fırsatım olduğu için çok mutluyum bitanem. Bir pazarı da böylece geçirmiş olduk.
Ama sana telefonda da dediğim gibi artık pazarlarımın daha anlamlı olmasını, seninle geçmesini istiyorum.
(Bugün neler yaptım; tezim üzerinde çalıştım, öğleden sonra Yiğitle Felliniz Pizza'ya gittik, ve şuan akşam evde yine ders çalışıp seni düşünüyorum)
Bugün neler öğrendim; 4 Temmuz'un Amerika'da büyük bir kutlama olduğunu, Thomas Jefferson başta olmak üzere önemli bir komite tarafından özgürlük imzalarının atıldığı günün bu kadar çok havai fişekle kutlandığını öğrendim. Biraz abartılı evet:)
Şimdi uyku zamanı,
Seni çok seviyorum bitanem,
yarın görüşmek üzere...
Uykusuzum, sensizim çünkü.
Geceler uzadıkça uzuyor,
evlerin ışıkları kapanıyor bir bir
her an daha bir sessizlik kaplıyor etrafı
her an daha sesli oluyor Ağustos böcekleri
hadi gidin Ağustos'da gelin diye onlara çatasım var bu gece,
Bu gece benim sensizliğe çatasım var,
Bu gece benim sana çok ihtiyacım var.
12:10 Atlanta
Geceler uzadıkça uzuyor,
evlerin ışıkları kapanıyor bir bir
her an daha bir sessizlik kaplıyor etrafı
her an daha sesli oluyor Ağustos böcekleri
hadi gidin Ağustos'da gelin diye onlara çatasım var bu gece,
Bu gece benim sensizliğe çatasım var,
Bu gece benim sana çok ihtiyacım var.
12:10 Atlanta
3 Temmuz 2010 Cumartesi
14. ayımızı veda ettiğim bir akşam...
Sıcak bir yaz akşamı yine, Ağustos böcekleri susmak bilmedi bütün gece.
Seni özlemle düşündüğüm bir akşam.
Fotoğraflarımıza baktım. Ne güzel senin olmak aşkım. Senin sevdiğin olmak, seni sevmek, seninle olmak ne güzel. Çok şükür hayatımdasın, çok şükür benimsin.
Her şeyin güzel olacağına beni gerçekten inandırdığın için, birden bire hayatıma girip hayatımın aşkı olduğun için, seni sevmeme izin verdiğin için ve beni bu kadar sevdiğin için, hayatımı anlamlandırdığın için, gerçek sevgiyi aşkı bana tattırdığın için, her günümü bir öncekinden daha seninle dolu yaptığın için, uzakta olmana rağmen her an yanımdaymışsın gibi hissettirdiğin için, bu 14 ay boyunca her gün ama her gün Allaha seni karşıma çıkardığı için teşekkür etmeme neden olduğun için, her şey ama her şey için teşekkürler bitanem...
iyi ki hayatımdasın, iyi ki benimsin...
seni çok seviyorum,
15. ayımız kutlu olsun...
Sıcak bir yaz akşamı yine, Ağustos böcekleri susmak bilmedi bütün gece.
Seni özlemle düşündüğüm bir akşam.
Fotoğraflarımıza baktım. Ne güzel senin olmak aşkım. Senin sevdiğin olmak, seni sevmek, seninle olmak ne güzel. Çok şükür hayatımdasın, çok şükür benimsin.
Her şeyin güzel olacağına beni gerçekten inandırdığın için, birden bire hayatıma girip hayatımın aşkı olduğun için, seni sevmeme izin verdiğin için ve beni bu kadar sevdiğin için, hayatımı anlamlandırdığın için, gerçek sevgiyi aşkı bana tattırdığın için, her günümü bir öncekinden daha seninle dolu yaptığın için, uzakta olmana rağmen her an yanımdaymışsın gibi hissettirdiğin için, bu 14 ay boyunca her gün ama her gün Allaha seni karşıma çıkardığı için teşekkür etmeme neden olduğun için, her şey ama her şey için teşekkürler bitanem...
iyi ki hayatımdasın, iyi ki benimsin...
seni çok seviyorum,
15. ayımız kutlu olsun...
...
-"Oof!.." dedi.
-"Ne oldu?" dedim .
-"Hiiç..." dedi.
-"Herseyi bırak gel benimle..." dedim.
-"Olur mu?!.." dedi.
-"Topu topu bir tabak fazla koyarız soframıza" dedim.
-"Olmaz!" dedi.
-"Neden?" dedim.
-"Aynı tabaktan yeriz..." dedi.
Bir daha Sevdim...
Güneşli bir Cumartesi sabahı... Yalnız kalmayı sevmiyorum ben bilirsin, yalnızlıktan korkarım hep. Yine öyle bir akşamdı dün ve Yiğit çıkageldi. Yürüyüş ve sohbet üzerine geceyi bende geçirdi. Sabah Türk kahvaltısı yaptık, sucuklu yumurta, zeytin, burda hiç alışık olmadığımız türden bir kahvaltı bizi mutlu etmeye yetti. Yine kısa bir yürüyüş ve şimdi evdeyim, yine yalnız:(
Ağır gelmeye başladı günler... İyi ki seninle telefonda uzun uzun konuşabiliyorum aşkım. Az önce olduğu gibi...
Sen benim aşkım, sevdiğim, en iyi arkadaşım, diğer yarım, herşeyimsin.
15. ayımız kutlu olsun bitanem.
Seni çok seviyorum!
-"Oof!.." dedi.
-"Ne oldu?" dedim .
-"Hiiç..." dedi.
-"Herseyi bırak gel benimle..." dedim.
-"Olur mu?!.." dedi.
-"Topu topu bir tabak fazla koyarız soframıza" dedim.
-"Olmaz!" dedi.
-"Neden?" dedim.
-"Aynı tabaktan yeriz..." dedi.
Bir daha Sevdim...
Güneşli bir Cumartesi sabahı... Yalnız kalmayı sevmiyorum ben bilirsin, yalnızlıktan korkarım hep. Yine öyle bir akşamdı dün ve Yiğit çıkageldi. Yürüyüş ve sohbet üzerine geceyi bende geçirdi. Sabah Türk kahvaltısı yaptık, sucuklu yumurta, zeytin, burda hiç alışık olmadığımız türden bir kahvaltı bizi mutlu etmeye yetti. Yine kısa bir yürüyüş ve şimdi evdeyim, yine yalnız:(
Ağır gelmeye başladı günler... İyi ki seninle telefonda uzun uzun konuşabiliyorum aşkım. Az önce olduğu gibi...
Sen benim aşkım, sevdiğim, en iyi arkadaşım, diğer yarım, herşeyimsin.
15. ayımız kutlu olsun bitanem.
Seni çok seviyorum!
2 Temmuz 2010 Cuma
Bir akşam daha oldu yine aşkım,
Burda saat 8:00 orda ise gece 3:00. Şimdi nöbetin bitmiş olmalı, bugün konuştuğumuzda 1-3 nöbetin olduğunu söylemiştin çünkü.
Ben de sakin bir Cuma gününü Little five points'e gidip bir kahve içerek tamamlayacağım. Kalabalığı izleyip, seni düşünerek elbette:)
İyi uykular prensim..
Seni çok seviyorum...
Burda saat 8:00 orda ise gece 3:00. Şimdi nöbetin bitmiş olmalı, bugün konuştuğumuzda 1-3 nöbetin olduğunu söylemiştin çünkü.
Ben de sakin bir Cuma gününü Little five points'e gidip bir kahve içerek tamamlayacağım. Kalabalığı izleyip, seni düşünerek elbette:)
İyi uykular prensim..
Seni çok seviyorum...
Canım sevdigim
Canım sevdigim,
Biraz gecikmeli olsa da sana bu ortamdan yazacagım artık her guzel anımı. Şuan bu pencerenin arkasından yazıyorum sana, Atlanta'da bir Temmuz günü... Kafamı kaldırıp pembe çiçeklere bakıp gülümseyerek devam ediyorum...
Ben burda gün sayarken sen orda gün sayıyorsun. Sayılar azaldıkça artıyor özlem, sayılar azaldıkça azalıyor sabır... Askerliğini bitirmene 98 gün kaldı, benim ise burdaki öğrenciliğimi tamamlama 5 ay 1 hafta...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)